İsrail ordusunun 13 Nisan’da İran tarafından düzenlenen hava saldırısına karşı yürüttüğü savunma operasyonlarının ve ardından gelen misilleme eylemlerinin maliyeti, ülkenin savunma bütçesi üzerinde önemli bir yük oluşturdu. İsrail Kanal 12’nin aktardığı bilgilere göre, bu operasyonların toplam maliyeti yaklaşık 6,4 milyar doları (240 milyar şekel) buldu. Bu devasa rakam, Tel Aviv’in bölgedeki gerilimin finansal boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Söz konusu maliyetin büyük bir kısmı, İran’dan fırlatılan yüzlerce insansız hava aracı (İHA) ve füzenin engellenmesi için kullanılan hava savunma sistemlerine harcandı. İsrail’in gelişmiş Demir Kubbe (Iron Dome), Davut Sapanı (David’s Sling) ve Arrow sistemleri, saldırının ana yükünü taşıyarak, füzelerin önemli bir kısmını İsrail hava sahasına girmeden etkisiz hale getirmeyi başardı. Ayrıca, İsrail’in 19 Nisan’da İran’a yönelik gerçekleştirdiği sınırlı misilleme saldırısı da bu maliyet kalemine dahil edildi.
Maliyetin Kalemleri Nelerdi?
İsrail Kanal 12 tarafından açıklanan 6,4 milyar dolarlık maliyet, başlıca şu harcama kalemlerinden oluşmaktadır:
- Hava Savunma Sistemleri: İran’dan fırlatılan 500’e yakın İHA ve füzenin engellenmesinde kullanılan yüksek maliyetli füzeler ve operasyonel giderler. Özellikle Demir Kubbe, Davut Sapanı ve Arrow sistemlerinin devreye girmesi önemli bir maliyet yarattı.
- Savaş Uçakları ve Keşif Faaliyetleri: Hava sahasının korunması ve İran saldırısına karşı önleyici/savunmacı uçuşlar yapan savaş uçaklarının yakıt, bakım ve operasyonel maliyetleri.
- Misilleme Saldırısı: 19 Nisan’da İran’ın İsfahan kentindeki bir hava üssüne düzenlenen ve sınırlı tutulan misilleme operasyonunun maliyetleri.
- Personel ve Lojistik Giderler: Operasyonlar süresince görev alan askeri personelin ek mesaileri, lojistik destek ve diğer operasyonel giderler.
İran Saldırısının Arka Planı
İran’ın İsrail’e yönelik geniş çaplı saldırısı, 1 Nisan’da Şam’daki İran konsolosluğuna düzenlenen ve yedi üst düzey Devrim Muhafızları subayının hayatını kaybettiği saldırıya bir misilleme olarak geldi. İran, bu saldırının sorumlusu olarak İsrail’i gösterdi ve misilleme hakkını kullanacağını duyurdu. 13 Nisan gecesi başlayan saldırıda, İran’dan yaklaşık 500 kamikaze İHA, seyir füzesi ve balistik füze fırlatıldı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), ABD ve bölgedeki müttefiklerinin de yardımıyla bu füzelerin büyük bir çoğunluğunu başarıyla durdurduğunu açıkladı. Yalnızca birkaç füzenin İsrail topraklarına düşerek hafif hasara yol açtığı belirtildi.
İsrail’in Yanıtı ve Gerilimin Tırmanışı
İran saldırısına karşılık olarak İsrail, 19 Nisan’da İsfahan yakınlarındaki bir hava üssüne sınırlı bir misilleme saldırısı düzenledi. Bu saldırının, İran’ın nükleer programıyla ilişkili tesisleri hedef almadığı ve daha geniş çaplı bir çatışmayı tetiklemekten kaçınmak amacıyla sembolik bir yanıt olduğu yorumları yapıldı. Ancak her iki tarafın da askeri güçlerini kullanması, zaten gergin olan bölgedeki durumu daha da tırmandırma potansiyelini artırdı. 6,4 milyar dolarlık maliyet, bu askeri operasyonların sadece bir cephesini oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki istikrarsızlığın ekonomik yükünü de gözler önüne seriyor.