İran, ABD’nin Orta Doğu’daki “operasyonel altyapısını” tamamen imha ettiğini iddia etti. İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Operasyonlar Komutan Yardımcısı General Abbas Nilforushan, bu çarpıcı açıklamayı Kasım Süleymani’nin şehadetinin ikinci yıl dönümü anma törenlerinde yaptı. Nilforushan, ABD’nin bölgede artık “etkili bir operasyonel altyapıya” sahip olmadığını ve gücünü kaybettiğini öne sürdü.
Hamadan’da düzenlenen törende konuşan General Nilforushan, Tahran’ın bu süreci Süleymani’nin ölümünün ardından başlattığını ve şimdi tamamlandığını belirtti. Bu açıklama, İran’ın ABD’nin bölgedeki askeri ve siyasi varlığına yönelik uzun süredir devam eden eleştirilerinin yeni bir boyutunu işaret ediyor.
İran’ın ABD Varlığına Dair Çarpıcı İddiaları
General Nilforushan’ın konuşması, ABD’nin bölgedeki nüfuzuna ilişkin İran’ın bakış açısını net bir şekilde ortaya koydu. İşte öne çıkan bazı başlıklar:
Ne Oldu? ABD’nin Bölgedeki Gücünü Kaybetmesi
IRGC yetkilisi, ABD’nin bölgedeki etkinliğini yitirdiğini ve eskisi gibi bir güce sahip olmadığını ifade etti. Nilforushan, “Şehit Süleymani’nin şehadetinin ardından, ABD’nin bölgedeki operasyonel altyapısını yok etmeye başladık ve şu anda bu süreç tamamlandı. ABD’nin bölgede hareket edecek etkili bir operasyonel altyapısı yok ve gücünü kaybetti” dedi. Bu açıklama, ABD’nin bölgedeki stratejik varlığını ve etkisini sorgulayan en sert İranlı beyanatlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Neden ve Nasıl Oldu? Afganistan ve Irak Çekilmeleri
Nilforushan, ABD’nin Afganistan ve Irak’tan çekilmesini, İran’ın bu “imha” sürecinin doğrudan bir sonucu olarak değerlendirdi. Konuşmasında, “ABD Afganistan’ı terk etmek zorunda kaldı ve şimdi de Irak’tan ayrılıyor” ifadelerini kullandı. İranlı general, bu çekilmelerin Washington’ın kendi isteğiyle değil, bölgedeki artan baskılar ve değişen güç dengeleri nedeniyle gerçekleştiğini ima etti. Bu yorum, İran’ın bölgesel politikalarının ABD’nin geri çekilmesinde kilit bir rol oynadığına dair Tahran’ın inancını pekiştiriyor.
ABD’nin Mevcut Durumu: Sembolik Varlık mı?
İranlı general, ABD’nin Orta Doğu’daki mevcut askeri varlığının oldukça sınırlı ve sembolik olduğunu iddia etti. Nilforushan’a göre, “Şimdi sadece bazı küçük üslerde ve Basra Körfezi’ndeki gemilerde varlık gösteriyorlar. Onların varlığı daha çok halka yönelik bir gösteri niteliğinde.” Bu ifadeler, İran’ın ABD’nin bölgedeki gücünü küçümseme ve kendi caydırıcılık kapasitesini vurgulama stratejisinin bir parçası olarak yorumlanabilir.
Kime Karşı ve Ne Amaçla? Siyonist Rejim ve Enerji Kaynakları
Nilforushan, ABD’nin bölgedeki varlığının iki ana amacı olduğunu ileri sürdü: “Siyonist rejimi korumak” ve “enerji kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek.” Bu bakış açısı, İran’ın bölgesel politikalarında İsrail ve Batı’nın enerji çıkarlarına yönelik eleştirel tutumunu yansıtıyor. İran sıkça, ABD’nin bölgedeki eylemlerinin İsrail’in güvenliğini sağlamaya ve petrol ile gaz kaynakları üzerinde denetim kurmaya odaklandığını dile getiriyor.
İran’ın Artan Gücü: Bölgesel Dengeler
General Nilforushan, ABD’nin bölgedeki gücünü yitirirken, İran’ın askeri ve füze kapasitesinin önemli ölçüde arttığını da vurguladı. “Düşman, İran’ın artan askeri ve füze gücünün farkında” diyen Nilforushan, Tahran’ın bölgedeki stratejik konumunu ve savunma yeteneklerini güçlendirmeye devam edeceğini belirtti. Bu açıklama, İran’ın bölgesel bir güç olarak konumunu pekiştirme ve dış tehditlere karşı caydırıcılığını artırma niyetini gösteriyor.
İran’dan gelen bu açıklamalar, Orta Doğu’daki karmaşık jeopolitik denklemleri ve bölgesel güç mücadelelerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Tahran’ın bu iddiaları, ABD’nin bölgedeki gelecekteki stratejileri ve İran ile ilişkileri açısından yeni tartışmaları tetikleyebilir.