İsrail makamları, Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukayı delme girişiminde bulunan ‘Küresel Sumud Filosu’na mensup 13 aktivisti bugün (Pazartesi) serbest bırakma kararı aldı. Aktivistler, uluslararası sularda durdurulan ‘Handala’ gemisindeki müdahale sonrası dün (Pazar) gözaltına alınmıştı.
Tel Aviv yönetimi tarafından Aşdod Limanı’na yönlendirme teklifini reddeden ve gözaltına alındıktan sonra Givon Cezaevi’ne götürülen aktivistlerin, serbest bırakılmalarının ardından ülkelerine sınır dışı edilmesi bekleniyor. Küresel Sumud Filosu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve ablukaya dikkat çekmek amacıyla yola çıkmıştı.
Uluslararası Katılımcılar ve Amaçları
Serbest bırakılacak aktivistler arasında Kanada, İngiltere, ABD, Yeni Zelanda, Malezya ve Norveç gibi farklı ülkelerden gelen isimler bulunuyor. Gözaltına alınanlar arasında tanınmış Filistinli yazar ve akademisyen Dr. Ghada Karmi, Filistinli aktivist Dr. Zaher Birawi, Amerikalı aktivist Joe Meadors, eski ABD diplomatı ve albay Ann Wright ile Yeni Zelandalı aktivist Mike Treen gibi önde gelen şahsiyetler yer alıyordu.
‘Küresel Sumud Filosu’nun temel amacı, İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı insanlık dışı ablukayı sona erdirmek ve bölgeye acil insani yardım ulaştırmaktı. Aktivistler, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen bu ablukaya karşı barışçıl bir direniş sergilemeyi hedefliyordu.
Handala Gemisinin Yolculuğu
‘Handala’ adlı yardım gemisi, Gazze ablukasına uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla Norveç’ten yola çıkarak Avrupa’daki birçok limanı ziyaret etti. Bu limanlarda çeşitli ülkelerden aktivistleri bünyesine katan gemi, misyonu doğrultusunda Akdeniz’e açıldı.
Dün sabah saatlerinde uluslararası sularda seyreden gemiye İsrail donanması tarafından müdahale edildi. Aktivistlerin, gemiyi Aşdod Limanı’na yönlendirme teklifini geri çevirmesi üzerine İsrail güçleri gemiye çıkarak tüm mürettebatı ve yolcuları gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar daha sonra İsrail’deki Givon Cezaevi’ne nakledildi.
Gazze Ablukası ve Önceki Filo Girişimleri
İsrail, 2007 yılından bu yana Gazze Şeridi’ne kara, deniz ve hava ablukası uygulamaktadır. Bu abluka, bölgedeki 2,3 milyon Filistinlinin temel ihtiyaçlara erişimini ciddi şekilde kısıtlamakta, ekonomi ve sağlık sistemini felç ederek derin bir insani krize yol açmaktadır. Gazze’ye yönelik abluka, uluslararası alanda sıkça eleştirilmekte ve insan hakları ihlali olarak değerlendirilmektedir.
Benzer filo girişimleri, Gazze ablukasını delmek amacıyla daha önce de defalarca yapılmıştır. Bu girişimlerden en bilineni, 2010 yılında Mavi Marmara gemisine yapılan ve 10 aktivistin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan baskındır. Bu trajik olay, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerde uzun süreli bir diplomatik krize neden olmuştu. Küresel Sumud Filosu gibi gruplar, bu tür risklere rağmen Gazze halkının sesini duyurma ve ablukayı kırma çabalarına devam etmektedir.