İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta telefonla görüştüğü ve ana gündem maddesinin İran olduğu öğrenildi. Axios haber sitesinin ABD ve İsrailli yetkililere dayandırdığı habere göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana iki lider arasında bilinen ilk görüşme, İran’ın İsrail’e yönelik saldırıları ve İsrail’in buna verdiği misilleme yanıtlarının gölgesinde gerçekleşti. Bu görüşme, hem iki lider arasındaki buzların eridiğine dair bir işaret hem de gelecekteki olası bir Trump başkanlığında ABD’nin Orta Doğu politikasının yönüne dair önemli sinyaller taşıyor.
Görüşmede, Netanyahu’nun Trump’a İsrail’in İran’ın eşi benzeri görülmemiş saldırısına yanıt vermek zorunda kaldığını belirttiği ifade edildi. Trump ise, İran’ın saldırısına karşı İsrail ile dayanışma içinde olduğunu dile getirerek, ABD Başkanı Joe Biden’ın İran politikasını “zayıf” bulduğunu ve mevcut gerilimin bu politikanın bir sonucu olduğunu savundu. Trump ayrıca, kendisi başkan olsaydı İran’ın İsrail’e saldırmayacağı yönündeki iddialarını yineledi.
Telefon Görüşmesinin Detayları ve Siyasi Yansımaları
Axios’un kaynaklarına göre, geçtiğimiz hafta gerçekleşen telefon görüşmesi, İran’ın 13 Nisan’da İsrail’e düzenlediği büyük ölçekli saldırının ve İsrail’in 19 Nisan’daki misillemesinin hemen ardından geldi. Netanyahu ve Trump arasındaki bu temas, İsrail’in kritik bir dönemden geçtiği ve ABD’nin bölgedeki rolünün tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesi açısından dikkat çekiyor. Liderlerin görüşmesi, özellikle 7 Ekim sonrası yaşanan olayların ardından ABD ve İsrail arasındaki ilişkilerin geleceği, İran tehdidi ve bölgesel güvenlik konularında önemli ipuçları sunuyor.
Trump’tan Biden Yönetimine Yüklü Eleştiri
Donald Trump, İran’ın İsrail’e yönelik saldırısının gerçekleştiği 13 Nisan’da Pennsylvania’da yaptığı bir mitingde de Biden yönetiminin İran politikasını sert bir dille eleştirmişti. O konuşmasında, “Eğer biz görevde olsaydık bu asla yaşanmazdı,” ifadelerini kullanmıştı. Trump, kendi başkanlığı döneminde İran’a karşı sert bir duruş sergilediğini, yaptırımlarla İran ekonomisini zayıflattığını ve bu sayede İran’ın roketler için parası olmadığını belirtmişti. Mevcut gerilimin sorumluluğunu doğrudan Biden yönetimine yükleyen Trump, bu görüşmede de benzer bir tutum sergileyerek İran meselesini iç siyasetteki eleştirileri için bir araç olarak kullanmaya devam etti.
Biden Yönetiminin Savunması
Biden yönetimi yetkilileri ise, İran’a uygulanan yaptırımların İran ekonomisini ağır şekilde etkilediğini savunuyor. Yönetim, İran’ın İsrail’e yönelik saldırısının, İsrail’in Şam’daki İran konsolosluğuna düzenlediği saldırıya misilleme olarak gerçekleştiğini ve bunun ABD politikasının bir sonucu olmadığını iddia ediyor. Bu durum, iki liderin görüşmesinde ele alınan İran meselesinin, ABD’nin kendi iç siyasetinde de önemli bir tartışma konusu olduğunu gösteriyor.
Geçmişten Bugüne Trump-Netanyahu İlişkisi
Trump ve Netanyahu, Trump’ın başkanlığı döneminde yakın müttefikler olarak biliniyorlardı. Ancak, bu ilişki 2020 ABD başkanlık seçimlerinin ardından, Netanyahu’nun Joe Biden’ı seçim zaferi nedeniyle tebrik etmesiyle bozulmuştu. Trump, bu tebriği kişisel bir ihanet olarak algılamış ve Netanyahu’ya kırgınlığını dile getirmişti. Netanyahu ise, Biden’ı tebrik etmesinin diplomatik bir zorunluluk olduğunu belirterek kendini savunmuştu. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen bu telefon görüşmesi, ikili ilişkilerde potansiyel bir uzlaşma ve yeniden yakınlaşma sinyali olarak yorumlanıyor. Özellikle Trump’ın 2024 başkanlık seçimlerinde yeniden aday olması ve kazanma ihtimali, bu görüşmeye ayrı bir önem katıyor.
Bu görüşme, sadece İran konusundaki pozisyonları ortaya koymakla kalmayıp, aynı zamanda gelecekteki olası bir ABD-İsrail ilişkisinin ve Orta Doğu diplomasisinin nasıl şekillenebileceğine dair önemli ipuçları sunuyor. İki liderin yeniden diyalog kurması, bölgesel dengeler ve uluslararası siyaset açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.